Fransız-Amerikalı yazar Cecile Pin’in çok övülen romanı Gezgin Ruhlar’a büyük bir beklentiyle başladım. Kötü bir roman mı, asla değil ama beklentimin maalesef fazlasıyla altında kaldı, üzgün ve kırgınım biraz. Savaşın ardından Vietnam’ı terk etmeye mecbur kalan yedi çocuklu bir ailenin öyküsünü okuyoruz. Önden giden üç çocuk sığınmacı olarak İngiltere’ye kabul ediliyor ancak arkadan gelecek olan anne-baba ve dört küçük kardeş denizde hayatlarını kaybediyorlar. Biz hayatta kalan üç kardeşin yıllara yayılan öyküsünü takip ediyoruz.
Anlattığı hikayenin sarsıcı olduğu muhakkak; yas, dayanışma, hayatta kalma güdüsü ve göçmenlik ekseninde örülü bir anlatı bu. Ancak… Bence bu tür bir hikaye anlatırken yapılması gereken ilk şey normalde sayılardan ibaret o insanlara, mültecilere bir biriciklik sağlamak, sadece kendilerine ait o hikayeye vücut buldurmak olmalıdır. Çünkü savaşın en dehşet verici yanlarından biri o, insanları rakamlara indirgemek: “512 kişi öldü, 136 kişi denizde kayboldu…” Oysaki bu insanların her birinin isimleri ve kendilerine ait birer öyküleri, acıları, neşeleri var. Bilmediğimiz, hiç bilemeyeceğimiz. Pin’in bunu yapacağını, o mülteci ailelerden birini sarih biçimde bize anlatacağını ummuştum ama okuduğum 185 sayfanın sonunda karakterlerin hiçbirine dair bir fikir edinemedim. Pek çok göçmenin yaşadığına benzer zorluklar yaşıyorlar, neredeyse her kısa bölümde kocaman bir seneyi anlatıyor yazar, şu oldu, bu oldu diye. Mesela tüm kitap boyunca okuduğumuz abla Anh nasıl biri, bilmiyorum hala. Yani maalesef son derece yüzeysel anlatılmış bir öykü bu bence.
Aralara giren ve kim olduğunu son bölümde anladığımız ses ise iyi niyetli bir teknik deneme olmanın ötesine geçemiyor maalesef. O sesin kime ait olduğunu anlayınca taşların yerine oturmasını amaçlamış sanırım yazar ama bende hiç öyle olmadı ve ayrıca neden uzun uzun Camus ve Homeros özetleri okuduğumuzu da anlayamadım. Keza yine araya giren bir diğer ses olan 7 yaşında hayatını yitiren Dao’nun bölümleri de başta çok ümit vericiydi ama sonra orası da tekrara düşer oldu.
Olamadı, maalesef. Epey yavan ve teknik açıdan sorunlu buldum. Oysaki sevmeye çok niyetliydim.