Hayatta Kalanlar

4.5/5
Çevirmen

Sayfa Sayısı

224 sf.

Yayınevi

Çok ama çok sevdim bu kitabı. Kendisi bir edebi hazine mi, hayır, benim kullandığım anlamda pek sayılmaz; hep bahsettiğim o “lezzetli kelimeler” çok yok belki içinde ama olağanüstü iyi anlatılmış bir hikâye, öyle çok yerime dokundu ki. İskandinav edebiyatının son derece sert ve dramatik öyküleri koşturmadan, olanca yalınlığıyla kucağımıza bırakabilme kabiliyetini çok seviyorum. Bu kitap da öyleydi. Alkolik bir anne-babanın mutsuz çocuklarının öyküsünü okuyoruz kitapta. Teknik olarak da ilginç: 1 bölüm günümüzde, 1 bölüm geçmişte geçiyor. Günümüzdeki bölümlerde geriye, geçmiştekilerde ileriye sarıyoruz ve sonuçta bu iki zaman dilimi son bölümde birbirine yetişip tamamlanıyor. “Toprağın üzerindeki her bir kökten kaçınıp her kesin kayayı atlayan, çocukluğundan geçen” Benjamin’in merkezinde durduğu bu öyküde sanırım herkes kendi ailesinin mutsuzluklarına dair bir şeyler bulabilir. Sonlara doğru beni basbayağı ağlattığı notunu da düşerek tamamlayayım. Ona göre okuyunuz. “Aslında kederin bir süreç olduğu doğru değil. Keder bir var oluş durumu. Hiç değişmiyor, taş gibi oracıkta oturuyor.”

Bu konuda daha fazla şey
Yazarın kütüphanemdeki tüm eserlerini görün

Bu coğrafyanın edebiyatına biraz daha dalın

Alex Schulman ile yaptığım röportajı okuyun

Röportaja git

Kütüphanemdeki diğer Alex Schulman kitapları
4.5/5
272 sf.
4/5
256 sf.