İkiye Bölünen Vikont

4/5
Çevirmen

Sayfa Sayısı

104 sf.

“Öykücüyle savaşçıyı aynı kişi yaptım – aklıma son anda gelen bir sürpriz bu, sanırım size söylediğimin dışında hiçbir özel anlam taşımıyor. Ama siz ille de, ne bileyim, içselleştirici zekayla dışa dönük canlılığın bir bütün olması gerektiği anlamına falan geldiğini düşünmeyi yeğliyorsanız, o sizin bileceğiniz iş.”

Kitabına dair bunu diyen bir yazarın eseri nasıl yorumlanabilir? En korktuğum şeydir bir esere özünden fazla anlam yüklemek, yazarın hiç niyet etmediği şeyleri tuhaf yapısökümlerle esere atfetmek, edebiyatı teknik bir meseleye indirgemek. Ancak Calvino’nun biraz fazla tevazu gösterdiğini söylemek lazım, zira bu 3 acayip “masal”, “öyle aklıma geldiği gibi yazdım”la açıklanamayacak denli müthiş.

Biraz değiştirilmiş halleriyle ve onlara eşlik eden çizimlerle hem ayrı ayrı birer kitap olarak, hem de Calvino’nun tercihiyle “Atalarımız” başlığı altında beraberce de basılan üç novella; İkiye Bölünen Vikont, Ağaca Tüneyen Baron ve Varolmayan Şövalye’yi yazarken Calvino’nun bir derdi varmış elbette. Soğuk savaş döneminde, politik olarak gergin bir dönemde, kendini ifade etmekte güçlük çekerken; “direniş edebiyatı”nın unsurlarını geçmiş bir zamanda, olmayan diyarlarda geçen öykülerde kullanmayı denemiş, kendini bu biçimde daha özgür hissetmiş. İlk bakışta uçuk kaçık masallar gibi gözüken bu öyküler, aslında ilk bakışta göründüklerinden çok daha politik metinler.

Ama zaten göründükleri yalın halleriyle de ziyadesiyle güzeller. Uzak bir gelecekte uzayda geçen Kozmokomik Öyküler’in tam karşıtı bir evrende vuku buluyorlar ve fakat aynı hissi ve lezzeti sunuyorlar okura. Her Calvino bitirdiğimde aklımda yeşeren soru yine beliriverdi yani: “bu nasıl bir deha ya?”

Calvino’nun dünyalarında gezinmeye bayılıyorum. Birbirine çok benzeyen ve hiç benzemeyen evrenlerindeki o tuhaf, absürt, uçuk hikayelerini dinlemenin lezzeti sahiden eşsiz.

İçlerinden en çok Varolmayan Şövalye’yi sevdim ama ayırmak zor sahiden. Bu arada İkiye Bölünen Vikont’ta kısaca da olsa Calvino’nun hayali kentlerinden biri olan Zaira’dan bahis açması, benim o hiç var olmamış şehri Görünmez Kentler’den hatırlayıp “ah” demem de bu kitaba dair nefis bir hatıra olarak kaldı bana. ❤️

Bu konuda daha fazla şey
Yazarın kütüphanemdeki tüm eserlerini görün

Bu coğrafyanın edebiyatına biraz daha dalın

Kütüphanemdeki diğer Italo Calvino kitapları
4.5/5
216 sf.
4.5/5
440 sf.
5/5
152 sf.
4/5
224 sf.
4/5
56 sf.
5/5
364 sf.
4/5
268 sf.
3.5/5
256 sf.
5/5
96 sf.
3/5
100 sf.
4.5/5
104 sf.
4/5
100 sf.
4/5
216 sf.
4/5
128 sf.
3.5/5
292 sf.
3.5/5
120 sf.
4.5/5
80 sf.
3/5
96 sf.
5/5
104 sf.
5/5
208 sf.
5/5
112 sf.

Henüz Okunmadı

/5
372 sf.

Henüz Okunmadı

/5
548 sf.

Henüz Okunmadı

/5
208 sf.

Henüz Okunmadı

/5
1008 sf.