“’Üretken olmayan’ keyifteki ziyadesiyle radikal potansiyelin hiçe sayıldığını, buna karşılık, ‘üretken’ keyifteki ziyadesiyle konformist itaatin görmezden gelindiğini göz önünde tutarak, keyif deneyimleri arasındaki farklılıkları ele almanın başka bir yoluna ihtiyaç duyduğumuzu ileri sürüyorum. Başka bir deyişle, bu kitabın yazarının altı saat Football Manager’da takılmaktan keyif almasının ille daha tercih edilir veya herkesin yararına olduğu fikrinden kurtulmamız gerekiyor. Bu anlayış ışığında, günümüzün kıraç politik manzarasına etkide bulunacak bir şey yapılmasını sağlayabilecek keyif anları ve bu anlar hakkında bu tür konuşma biçimleri bulmaya çalışabiliriz.”
Manchester Üniversitesi’nde İngiliz Edebiyatı dersleri veren ve aynı zamanda eleştirel teori ve komedi üzerine yazan Alfie Bown’ın “Keyif Almak: Candy Crush & Kapitalizm” kitabı en-fes. Benim özellikle üzerine çok düşündüğüm bir meseleyi didikliyor Bown; boş zaman – boş zamanlarımızda yaptığımız “boş(?)” aktiviteler – ve bunlardan aldığımız hazzı ne yapacağımız meselesi.
Üzerine çok düşünüyorum çünkü kendine çok katı bir disiplinle neredeyse hiç boş bırakmayan biriyim ben, bıraktığım nadir boş zamanda da sahiden Candy Crush türü oyunlar oynuyorum kafamı boşaltmak için ve bir taraftan bir suçluluk duygusu hissediyor, bir taraftan bu tür oyunları da “tamamlanması gereken işler” gibi görmeye başlayıp meseleyi karmaşıklaştırıyorum – keyifle ilişkim epeyce sorunlu diyebiliriz sanırım.
Neyse, dolayısıyla kitap epeyce aydınlatıcı (ve eş zamanlı olarak da kafa karıştırıcı – ki bence olması gereken de bu) oldu benim için. (Deleuze’den keyif almamızın Deleuzecü bir yanı olmaması konusunu mesela epeyce kafamda çevireceğim gibi.) Üretken keyif, üretken olmayan keyif ve irrasyonel keyif başlıkları altında konuyu inceliyor Bown ve Lacan’dan Deleuze’e, Zizek’ten Bourdieu’ye, Kristava’ya pek çok ismin tezlerine başvurarak ve GoT’tan Gangnam Style’a pek çok popüler örneği de inceleyerek konuyu çerçeveliyor. Epeyce teorik yerleri olmakla beraber kitabın dili gayet gündelik ve anlaşılır, dolayısıyla rahat okunuyor.
Bu konulara kafa yoranlara tavsiye ederim.