Masumiyet Müzesi

2006 Nobel Edebiyat Ödülü

5/5
Yazar

Çevirmen
Sayfa Sayısı

520 sf.

Masumiyet Müzesi’ni seneler önce ilk okuduğumda anlattığı aşk hikayesine takılmıştım – daha doğrusu bu bir aşk hikayesi mi sorusuna takılmıştım diyeyim. Şimdi dizi uyarlaması gelmeden bir kez daha okuyunca hem kendi sorumu cevaplayabildim hem de bambaşka bir yerden çarpıldım.

Her şeyden önce: bu ne kuşatıcı bir romandı, hatırladım. Kaç kitap insanı böyle ele geçirebiliyor, böyle zihninin, kalbinin her kıvrımına nüfuz edebiliyor, insana bunu yapabiliyor? Bu kudrete sahip kitaplar pek az şüphesiz, Masumiyet Müzesi ise bunu -hem de birden fazla mekanizmayla- yapabilen bir acayip kitap; bazen boğarak, bazen hüzünlendirerek, bazen korkutarak; ama okura “kendinden başka bir şeyle meşgul olma” şansı vermediği muhakkak.

Önce sorumu yanıtlayayım, seneler önceki Eylül bu soruyu sorabildiğine göre demek ki daha katı ve tabii çok daha tecrübesizmiş. Eylülcüğüm, bu bir aşk hikayesidir elbette, aşkın bir biçiminin hikayesidir yahut, zira aşkın ne çok biçimi vardır, aradan geçen zamanda bunu öğrenmiş olmana sevindim. Aşk; tutku, saplantı, arzu, öfke, haz, haset, hayranlık, intikam, gurur, dostluk ve daha nicesinden müteşekkil bir şeydir ve her büyük aşk hikayesinin içinde miktarları değişmekle beraber bunların hepsinden biraz muhakkak bulunur.

Ancak bu sefer beni asıl çarpan şey Pamuk’un üstkurmacadaki ustalığı oldu. Bu kitap şayet Füsun ve Kemal’in öyküsünden ibaret olsa; hikayeyi Orhan Pamuk’a yazdırma, biriktirme ve müze ekseni olmasa çok daha zayıf bir metin olurdu kanımca. Kitabın sonlarına doğru yazarın dediği gibi: “müzelerin asıl konusu gurur”dur sahiden ve bu kitap da aşkın o gururlu yanına bakmaya bir çağrı bence. Tüm kitap boyunca namus, bekaret gibi başlıklar çerçevesinde kadınların gururla kurduğu ilişkiyi ve Kemal’in aşkı için yaptığı şeylerin kendisini nasıl “gurursuzlaştırdığını” okuduktan sonra meselesi gurur olan bir müzeyle öykünün bitmesinden daha tamamlayıcı bir final hayal edemiyorum.

Bu kitaba dair çok şey söylendi, daha binlerce şey söylenebilir ve söylenecektir şüphesiz; benim ikinci okumadan sonraki bu sözlerim de bu koroya eklesin. İyi ki var bu kitap ve iyi ki her seferinde bambaşka bir hikaye anlatıyor.

Bu konuda daha fazla şey
Yazarın kütüphanemdeki tüm eserlerini görün

Bu coğrafyanın edebiyatına biraz daha dalın

Kütüphanemdeki diğer Orhan Pamuk kitapları

Kar

3.5/5
432 sf.

2006 Nobel Edebiyat Ödülü

4/5
156 sf.

2006 Nobel Edebiyat Ödülü

4.5/5
292 sf.

2006 Nobel Edebiyat Ödülü

5/5
244 sf.

2006 Nobel Edebiyat Ödülü

4/5
608 sf.

2006 Nobel Edebiyat Ödülü

Henüz Okunmadı

/5
460 sf.

2006 Nobel Edebiyat Ödülü

Henüz Okunmadı

/5
524 sf.

2006 Nobel Edebiyat Ödülü

Henüz Okunmadı

/5
88 sf.

2006 Nobel Edebiyat Ödülü

Henüz Okunmadı

/5
132 sf.

2006 Nobel Edebiyat Ödülü

Henüz Okunmadı

/5
376 sf.

2006 Nobel Edebiyat Ödülü

Henüz Okunmadı

/5
472 sf.

2006 Nobel Edebiyat Ödülü