Sıklıkla “Yüzyılın En İyi 100 kitabı” listesinde yer alan, bir modern klasik kabul edilen “Muhteşem Gatsby”i bu kadar popüler kılan, popülaritesini hala korumasını sağlayan şey ne? Bu sorunun yanıtını epeydir düşünüyorum ve açıkçası bulduğum cevaplar arasında en aklıma yatanı şu oluyor: “çünkü dramatik”. Büyük aşk hikayelerine, büyük dramlara, büyük acılara bayılıyoruz. Bunları sevmemizde neredeyse arabeske yakınsayan bir tutku var. Böyle bir öyküyü biraz da ışıltıyla süsleyip, basit bir dille yazıverince, işte ortaya bu herkesin okuyabildiği ancak bence içerik açısından bir derinlik sunamayan böyle bir kitap çıkıyor.
Muhteşem Gatsby, Amerika’da “Roaring Twenties” (Kükreyen 20’ler diye çevrilebilir) olarak anılan; savaş sonrasında başlayıp büyük toplumsal dönüşümler doğuran bir döneme dair eksiksiz bir portre sunduğu için önemli kabul ediliyor. Bu tür popülerleşmiş eserlerde sıklıkla karşılaştığımız gibi, yazarın düşündüğünü, amaçladığını da aşan anlamlar yükleniyor kanımca esere. “Tüm öykünün bir metafor olduğu”, “Amerikan Rüyası fikrini eşsiz biçimde sarstığı”, meşhur “Daisy karakterinin aslında elde edilmek istenen hayatın sembolü olduğu”, bu nedenle “kitabın aslında bir aşk hikâyesi değil bir toplumsal eleştiri olduğu” ve daha niceleri… Bu kitap tüm bu payeleri hak edecek bir derinliğe sahip mi, açıkçası hiç emin olamıyorum. Yahut tüm bunları gerçekten yapıyor olsa da, bunlar bir kitabı iyi yapmaya yeter mi, bence bu da çok geçerli bir soru.
Muhteşem Gatsby kötü bir kitap değil. İçinde zaman zaman çok iyi yazılmış cümleler var, sürükleyici bir öykü anlatıyor, evet ışıltısı insanı içine çekiyor, bir masal okur gibi okunabiliyor. Ancak edebi açıdan zayıf, anlattığı hikayedeki aşırı dramatik unsurlar nedeniyle ikna edicilikten uzak, karakterleri bence yeterince derinleştirilemediği için yanlış anlaşılmış, üzerinde taşıdığı unvanları pek de hak etmeyen bir eser bence.