Hmmm.
Yine bir “hmm yazıp bıraksam olmaz mı” vakası ile karşı karşıyayım. İrlandalı yazar Paul Lynch’in 2023’te Booker Ödülü’nü alan romanı Peygamberin Şarkısı’na dair duygularım karmakarışık. Bakalım anlatabilecek miyim?
Öncelikle: Bookerlı romanlarla kronikleşen sorunum bu kez karşıma çıkmadı, çok şükür. Yani üslupsuz, yavan bir metinle karşı karşıya değiliz, aksine Paul Lynch’in diline bayıldım. Ama bu sefer de başka sorunlarım oldu. Maalesef.
Paul Lynch, Peygamberin Şarkısı’nda bizi bir otoriter distopyanın içine fırlatıyor. Fırlatmak dedim çünkü evet gerçekten 240 sayfa boyunca oradan oraya fırlatılmış gibi hissediyorum.
Nedenini, nasılını, gelişimini bilmediğimiz bir olağanüstü hal var İrlanda’da. Baş kahramanımız, dört çocuklu bir kadın olan Eilish’in kocası bir gün gözaltına alınıyor ve geri dönmüyor. Sonrasında da Eilish’in ve ailesinin hayatının günbegün kabusa dönmesini okuyoruz. Gerçekten günbegün: her gün yeni bir şey oluyor, otoriter rejim her gün beş vites filan yükseltiyor ve zaten iç savaşa dönüyor mesele bir noktadan sonra.
Lynch’in neden/nasıl’a bilerek girmediğini ve bu tercihiyle “bu işler bin türlü sebeple olur, hepimiz bir anda kendimizi böyle bir şeyin içinde bulabiliriz” demeye çalıştığını anlıyorum da… Bu yanıtı yeterli bulmuyorum. Bir iç savaş için taraflar olmalı, değil mi? Burada gözünü kan bürümüş bir iktidar ve onurlu özgürlük direnişçileri var, sanki toplumda hiçbir karşılığı yok gibi o iktidarın – oysaki o işler öyle olmaz ve böyle bir metin bence bu kadar ideolojisiz yazılamaz, yazılmamalı. Çünkü böyle olunca işte ciddi bir ikna sorunu ortaya çıkıyor.
Bir diğer itirazım da anlattıklarına. İrlanda için distopik bir anlatı gibi gözüken şey dünyanın farklı yerlerinde halihazırda yaşanıyor. Aynısını alıp İrlanda’da geçirince ne oluyor yani? Kitapta bu anlamda “yaratıcı” hiçbir şey yok. Her yerde yaşananı Avrupa’nın göbeğine koymak dışında – ki içinde bulunduğumuz dönemde onun da yeni bir şey olduğunu söylemek güç.
Yani, böyle. Kendini okutan, okuru kuşatan ve boğan, güçlü bir metin bu ama itirazlarım çok temel iki noktadan. O nedenle edebi gücüne rağmen maalesef diyorum. Olmadı.