Sahilde Kafka

2/5
Çevirmen

Sayfa Sayısı

616 sf.

Yayınevi

Murakami’yi hiç sevmiyorum. Hiç. Hiç!

Neden? Öncelikle ikna olmuyorum. Murakami kitapları bana çok iyi düşünülmüş, üzerinde fazla titizlikle çalışılmış, fazla “temiz” geliyor. Buradaki temizliğin ve titizliğin eserin ruhunu fazlasıyla yok ettiğini düşünüyorum. Çok sofistike göndermeler, olanı biteni ontolojik bir çerçeveye oturtmak için aşırı çalışılmış cümleler – Borges’in cümlelerindeki kendiliğinden fışkıran büyülü gerçekçiliğin Murakami versiyonu bile bir formül dahilinde kitaplarına yerleştirilmiş gibi hissettiriyor bana.

Sahilde Kafka da öyle – 1 ölçü mitoloji (Oedipus), 1 ölçü büyülü gerçekçilik, 1 ölçü mistik Japon kültüründen üstü örtülü örnekler, 1 ölçü alternatif gerçeklik, 1 ölçü modern dünya kırıntıları (bolca marka isminden müteşekkil anlamsızca direkt bir kapitalizm eleştirisi) ve bu dünyaya uyum sağlayamayan yabancılaşan birey.

Çok şaşırtıcı, heyecanlı, bir gecede 8 bölüm üst üste izleyeceğimiz bir dizi gibi değil mi? İşin dinamiklerini çözmüş, her işi hit olan büyük yapımcının son projesi gibi… İşte sorun da tam burada. Murakami fazlasıyla çağımızın yazarı (ve evet, ben çağımızdan hiç hoşlanmıyorum): sade bir dil, güçlü görsellik, akıcı hikaye ve fazlasıyla suni bir derinlik çabası. Sonuçta ortaya çıkan renkli, ışıltılı ama tatsız, kokusuz. Mesela nerede Marquez’in tasasız lezzeti, nerede Kundera’nın kelimelerle alay edişi, nerede Saramago’nun dili evirip çevirmesi? Yok.

Bir de sormadan edemeyeceğim: tüm bunların Kafka’yla ne alakası var? Kendisi mezarından çıkıp bu kitabı okusaydı “bu entelektüel gözükmek için çırpınan kitapta benim adımı ne hakla kullanırsınız?” diye isyan ederdi eminim ki. Sana kızgınım Murakami.

Bu konuda daha fazla şey
Yazarın kütüphanemdeki tüm eserlerini görün

Bu coğrafyanın edebiyatına biraz daha dalın

Kütüphanemdeki diğer Haruki Murakami kitapları
2.5/5
224 sf.