Yalan Dolan

4/5

Öncelikle, aramıza hoş geldin Medusa Yayınları; sadece kadın yazarların eserlerini basacak bir yayın evi kurulduğu için çok mutluyum. Üstelik seçtikleri ilk kitap da basıldıktan çok kısa süre sonra Booker Ödülü’nün uzun listesine seçildi, ne şahane bir başlangıç!

İtalyan yazar Veronica Raimo’nun Yalan Dolan’ı, günümüz edebiyatında sevdiğim her şeyi temsil ediyor sanırım. Büyük laflar etmek derdi olmayan, biraz müstehzi biraz hüzünlü bir iç diyalog gibi bir anlatı… Bir özkurmaca metni bu, Raimo kronolojik bir sıra izlemeksizin kendini, çocukluğunu, arızalarını, yaralarını, kazanımlarını, hayatını anlatıyor. Kitabın ilk cümlesi olan “bir aileden bir yazar çıkarsa, o aile bitmiş demektir”; bu metni en iyi anlatan cümlelerden biri olsa gerek. (Ki bu aileden iki tane çıkmış – abisi de yazar.) Ailesini son derece cesur şekilde fâş ediyor ama bunu öfkeyle veya intikam arzusuyla değil; bir tür iç dökme gibi yapıyor. “Söylemeye ihtiyacım vardı” hatta “söylesem iyi gelir gibi geldi, söyledim” gibi bir yerden. Dolayısıyla çok içten, çok gerçek bir kitap çıkmış ortaya.

Biraz İdeal Defter tadı aldım ki malum, o kitaba bayılırım. Bu ondan biraz daha ağır, biraz daha kasvetli bir metin tabii. Özellikle annesiyle ilgili bölümlerde yer yer insan büyük bir iç sıkıntısı duyabiliyor. Örneğin şu kısım: “Yıllar önce annem benim bütün şahsi yazışmalarımı konularına göre sınıflandırarak düzenlemeye kalkıştı. Üstelik ‘neşeli aşk mektupları’, ‘hüzünlü aşk mektupları’ ve ‘pornografik aşk mektupları’ olarak alt başlık da atmıştı. Ortaokulda bir erkek arkadaşımın yazdığı ‘tebessümmün sık sık aklıma düşüyor’ cümlesindeki fazla ‘m’ harfini kırmızı kalemle çember içine almayı atlamamıştı.”

Raimo bu korkunç işgalciliğin kendisine nasıl hissettirdiği söylemiyor ama okurken ben nasıl bir bunaltı hissettiğimi biliyorum. Annesiyle ilgili kurduğu şu cümleyi de muhtemelen hiç unutmayacağım: “bildiği tek ahlâki ilke, kendi endişesi.” Of. Ne çok şey anlatıyor, ne çok.

Daha söyleyecek çok sözüm var ama yetsin. Çok sevdim. Yaşasın küçük, bireysel, biricik hikayeler ve onları anlatanlar.

PS: Eren Cendey çevirisi müthiş dememe gerek var mı? Yok bence. Her zamanki gibi zira. 🙂

Bu konuda daha fazla şey
Kütüphanemdeki diğer Veronica Raimo kitapları

Bu yazarın kütüphanemde başka bir kitabı bulunmamaktadır.