Zor Saat: Toplu Öyküler I

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

4/5
Yazar

Çevirmen

Sayfa Sayısı

392 sf.

Yayınevi

Thomas Mann külliyatını tamamlama yolunda ağır ama emin adımlarla ilerliyorum. (4 ciltilik Yusuf ve Kardeşleri’ni okuman gerekmeyecekmiş gibi, bu ne kendine güven Eylülcüm ya? Yolun uzun daha, havalanma hemen.) Neyse evet, ilerliyorum işte olduğu kadar. Öykülerinden devam edeyim dedim ve öykü derlemesinin ilk cildi olan Zor Saat’i okudum.

İçinde çok sevdiğim öyküler de oldu, hiç içine giremediklerim de; ama şurası kesin ki Mann’la biraz aşina olmuş herkesin çok tanıdık şeyler bulabileceği öyküler bunlar. Büyülü Dağ’ın, Buddenbrooklar’ın, Venedik’te Ölüm’ün nüvelerini görmek mümkün bu öykülerde. Hangilerinin serpilip o nefis romanlara dönüşeceğini biliyor olmanın neşesiyle okudum kimi öyküleri.

Mann’da en sevdiğim şeylerin başında örtülü komikliği geliyor sanırım. Son derece ciddi ciddi anlatırken, acayip büyük yaşamsal meseleleri son derece felsefi biçimde katmanlarına ayırırken tutup süper komik bir şey sıkıştırabiliyor araya. Örneğin: “düşük ücret alıyormuş ve vejetaryenmiş gibi bir çehresi olan genç adam…” Bu nasıl bir çehre tanımıdır ya sevgili Mann, ahaha. Kendisinin çok iyi bir gözlemci olduğunu ve bu gözlemlerini muazzam seçilmiş kelimelerle aktarmakta ne kadar mahir olduğunu bir kez daha gördüm öykülerinde.

Öykülerinde de; romanlarında olduğu gibi sanat, yaratıcılık, insanın üretmekle ilişkisi üzerine epeyce akıl yürütüyor Mann. Bazı öyküler döneminin -bence şimdi bize epey uzak gelen- tipik konularına odaklanıyor, ben o dönemin büyük duygularıyla ilişkilenmekte güçlük çekiyorum zaman zaman, yüzyıl başı romanlarında sık karşılaştığım bir sorun bu. Ama bunlar da Mann’ın lezzetli dili ve insana derinlikli bakışı sayesinde bir haz sunuyor insana. Kimi öyküleri ise epeyce cesur buldum, Mann rahatsız edici olmaktan çekinmediğinde kesinlikle çok daha iyi yazıyor. (Mesela Venedik’te Ölüm tabii ki!) Bu kitapta da ikiz kardeşler arasındaki tuhaf cinsel gerilimi didiklediği Völsunga Kanı öyküsü ile, insanın şiddete duyduğu açlığı ve kendine acıma ihtiyacını didiklediği Tobias Mindernickel öyküleri çok iyiydi bence.

Böyle efendim, arz ederim, teşekkürler Thomas amca.

Bu konuda daha fazla şey
Yazarın kütüphanemdeki tüm eserlerini görün

Bu coğrafyanın edebiyatına biraz daha dalın

Kütüphanemdeki diğer Thomas Mann kitapları
4/5
224 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

4/5
128 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

4/5
416 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

3.5/5
96 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

4/5
224 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

4/5
112 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

3.5/5
392 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

3/5
96 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

4.5/5
832 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

4.5/5
438 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

5/5
450 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

4.5/5
104 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

Henüz Okunmadı

/5
448 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

Henüz Okunmadı

/5
312 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

Henüz Okunmadı

/5
632 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

Henüz Okunmadı

/5
568 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

Henüz Okunmadı

/5
416 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

Henüz Okunmadı

/5
480 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

Henüz Okunmadı

/5
288 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü

Henüz Okunmadı

/5
744 sf.

1929 Nobel Edebiyat Ödülü